
Sezona buyuk umutlarla girersiniz. Hedefiniz lig sampiyonlugu da olabilir, yeni ciktiginiz bir seviyede ligde tutunmak da... Her seye sifirdan baslamak istersiniz, adina yeniden yapilanma dersiniz. Peki ya taraftariniz butun bu koydugunuz hedefe ulasabileceginiz zaman dilimi icerisinde yeterince sabirli olmazsa?
Genelde taraftarlar icin ahkam kesmek kolaydir. Hele bir de imkanlar dahilinde deplasman maclarina gidenlerdenseniz, iste o zaman kulup yonetiminde bile soz sahibi olabileceginizi dusunursunuz. Yildiz oyuncular transfer edilir, hedefler belirlenir, taraftar mutludur... Peki ya ust uste gelen 3-5 puan kaybindan sonra? Iste o zaman hem yonetim, hem futbolcular hem de teknik heyet icin zor anlar baslar. (Yonetimi saymiyorum bile) Taraftarlar ahkam kesmeye baslarlar. "PAF takimdan gencleri cikartip oynatacagiz, bizden sampiyonluk beklemeyin 2-3 sene deseler dayanirdik be abi" laflari ortalikta dolasir. Su antrenor gelseydi, su hoca kalsaydi soyle dayanirdik boyle dayanirdik... Malesef bunlarin hepsi Turk taraftarlar olarak soylemden ileriye gidemez.
Sabir nedir bilmiyoruz. Iki mac kotuye giderse takimimiz, teknik direktoru kovmak istiyoruz. 3-5 futbolcu da arada kayniyor. Hele birde "X" ruhunu yakalama cabalari... Butun bunlari harcadiktan sonra "Yonetim istifa!" sesleri... Sonuc? Ortaya istikrarsiz takimlar cikiyor. Bir sene sampiyonluga oynayan takim, ertesi sene kume dusmeme mucadelesi verebiliyor.
Peki bu istikrarsizliklarin, basarisizliklarin suclulari biraz da bizler degil miyiz? Sabretmeyi bilmeyen, tek istegi takiminin oynadigi tum maclari kazanmasi olan, renklere degil skor tabelalarina asik olan bizlerin hic mi sucu yok?
Her sey bu kadar acikken sorulabilecek tek bir soru var. Ne olacak bu taraftarin hali?
* Resim www.erzincanhaber.com sitesinden alinmistir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder