
NBA'de normal sezon artik geride kaldi. Bugunlerde play-off heyecani ile birlikte yasanan bir diger heyecan ise odullerin kimlere verilecegi... Yilin kocu, Yilin Defansif Oyuncusu, Yilin Caylagi, En Cok Gelisme Kaydeden oyuncu, En Degerli oyuncu... Butun bir sezon iyi bir calisma temposu icerisine giren, bunun yani sira cok da iyi performans gosteren insanlarin bir nevi taclandirilmasi.
Her sene bu taclandirma sirasinda cesitli tartismalar cikar. Yok X kisisi bu odulu haketti mi, Y daha cok haketmisti ama diger yandan Z'nin de hakki yendi. Buna cokca MVP odullerinde rastlardik. Nash iki sene ust uste MVP secilir mi dendi, Kobe'nin senelerce bu odulu alamamasi konusuldu. Bu orneklerde gordugumuz gibi aslinda bu secimlerde bir taraf memnun olsa, diger taraf cok da memnun olmuyor. Herkesin kendisine gore hakli/haksiz oldugu noktalar olabiliyor. Zaten isin icine yorumlama girince bu tarz olaylarin yasanmasi cok normal. Peki ya yorumlarken tarafsak? Iste o zaman cok da sagilikli kararlar veremeyebiliyoruz.
Bu sene COY (Yilin Kocu) odulunu Mike Brown kazandi. Tabi hemen bir kesim tarafindan Spoelstra ya da McMillan'in odulu daha cok hakettigi, Mike Brown'in bu odulu haketmek icin cok fazla bir sey yapmadigi konusulur oldu. COY odulu genelde beklenmeyeni yapan koclara verirlir diye soylendi. Bu tarz secimler yapmak dogru muydu? Seneler boyunca gosterilen gelismeler sonucunda yapilan patlamalar digerlerinden daha mi az onemli? Peki rakamlar, gorduklerimiz bize ne anlatiyor?
Oncelikle Nate McMillan ile baslayalim. Aslinda istikrarli bir sekilde yukselmeye baslayan bir takimin kocu. Cok yetenekli fakat genc, tecrubesiz oyunculara sahip. 2006-2007 yilinda 32-50 olan galibiyet yuzdesi gecen sene 41-41'lere gelmis bu sene ise 54-28'e cikarak Portland'in play-off yapmasini saglamistir. Bildiginiz gibi Trail Blazers bu sene 4. siradan play-offlara kaldi ve rakipleri Houston Rockets. Peki son iki sezonda play-off disi kalan bu takimda neler degisti?
Gecen seneki kadroda yer alan Jarett Jack, James Jines, LaFrentz ve Von Wafer gibi aslinda takima cok da fazla katki saglamayan oyuncular bu sezon kadroda yer almiyorlar. Kimisi gecen sezon takas doneminde, kimisi bu sezonun basinda Blazers'dan ayrildilar. Bu oyuncularin yerini ise gecen sezon sakatlik sebebiyle hic bir macta oynayamayan Oden, Ispanyol Rudy Fernandez, Nicolas Batum ve Jarryd Bayless gibi oyuncular doldurdu. Aslinda istatistiklere soyle bir baktigimiz zaman bu oyuncularin gidenlere nazaran cok daha fazla katki yaptigini hemen gozlemleyebiliyoruz. (Bunlarla ilgili istatistiki bilgilere NBA.com'dan ulasabilirsiniz.) Bunun yani sira Roy'un giderek artan performansinin (ki kendisi All-Star'a secilmeyi basardi.) yanina Aldrige'in gelisimini de katarsaniz, bir de uzerine Steve Blake... Koc McMillan'in elbette bu oyuncularin gelisiminde katkisi oldugu yadsinamaz ancak oyuncularin bu kadar vites arttirmasi, gelen oyuncularin giden oyunculardan cok daha iyi olmasi 13 galibiyet daha fazla alan Portland'da onemli faktorler olarak goze carpmakta.
Simdi gelelim en onemli gelisimi gosteren takima. Heat'ten bahsettigimi biliyorsunuz. Gecen sezon 15 galibiyet alabilen ancak bu sezon bu rakami 43'e kadar yukselten bir takimdan bahsediyoruz. Sezona yeni bir kocla baslayan (Erik Spoelstra) Miami'de aslinda isin rengi gecen sezon basladiginda yavastan degismeye baslamisti. Kotu baslanan bir sezon, pesine Shaq'in takasi ve karsiliginda Marion'un alinmasi, draft icin iyi bir yer edinme cabalari, Wade'in sakatligi derken koca bir sezon kayip gibi gozukmesine ragmen cok iyi bir sekilde bitti Heat icin. Gecen sezon kadroda olan Shaq, Ricky Davis ve Mourning artik kadroda degiller. Heat ise Beasley'i draft ederek bunun yani sira Banks, Diawara, Head ve Magloire'e kadrosuna dahil ederek ve takas doneminde Marion'i Raptors'a gonderip yerine Jermaine "Kazma" O'neal'i alarak aslinda yerinde hamleler yapmis gibi duruyorlar. Ancak burada kadro derinlestirme cabalarindan daha buyuk bir parca var aslinda. Wade'in deyim yerindeyse "zimba" gibi donmesi. Inanilmaz bir performans gosteriyor. Takimin her seyi, tam anlamiyla. Istedigi zaman potaya yonelip sayi yapabiliyor, istedigi zaman takim arkadaslarini oyunun icine katabiliyor. Tam bir lider. Dolayisiyla Spoelstra icin isler o kadar da zor olmasa gerek. Tabi ki oyun duzenini ona gore kurmak, Wade uzerinden oynatabilmek buyuk basari ancak kadro biraz daha derinlestiginde, biraz daha dengelendiginde kocun yapabileceklerini gormek lazim. Erkendi, o yuzden olmadi gorusundeyim.
Peki ya kazanan? Mike Brown'in odulu almasinin nedeni olarak LeBron gosterilebilir. Sonucta elinizde LeBron gibi bir super yildiz varsa, isleriniz hem cok kolay aslinda bir o kadar da zordur. Rakamsal olarak konustugumuz zaman, ki birazdan bu isi yapacagiz, aslinda Mike Brown cok az bir ivme kazandirmis, gerisini takim halletmis gibi gozukebilir. Gercek bu mu? Bakalim...
Gecen sene Cleveland'in kadrosunda Devin Brown, Larry Hughes, Drew Gooden, Damon Jones, Ira Newble ve Donyell Marshall gibi isimler vardi. Bunlarin bir kismi Ben Wallace takasinda Chicago'nun yolunu tuttular. Bir kismi da daha sonra takimdan ayrildilar. Bu sene Cavs'de Mo Williams, Tarence Kinsey ve Dornell Jackson takviyeleri de oldu. Gecen sene takas yoluyla takimdan ayrilan Joe Smith de takima geri donunce uzun rotasyonu da gelismis oldu. Boylece gecen seneden cok daha etkili bir takimla karsi karsiya kaldik. (Oyuncu potansiyeli acisindan bence daha kisitli.)
Cavs, 2007 yilinda NBA finali oynarken 50-32 ile play-offlara kalmisti. Ayni takim 2008 yilinda Konferans Yari Finali oynadiginda 45-37'lik bir performans gostermisti sezon icinde. NBA finalinde San Antonio, gecen sene Konferans Yari Finalinde ise Boston Cleveland'in ruyalarina son vermisti. Takim genelde LeBron'in tepeden baslattigi hucumlarla sayi buluyordu. Ozellikle 2007 play-offlarinda Detroit serisine donecek olursak ne demek istedigimi daha rahat anlayabilecegiz.
Spoelstra'da bahsettigim gibi, bazen koclarin bir senelik ani performanslarina bakarak onlara COY odulunu vermek cok da dogru olmuyor. Brown, takima dogru parcalar da gelince gerek hucumda ozellikle savunmada yaptigi organizasyonlarla takimi LeBron ile birlikte bir ust seviyeye tasidi bu sene ve 66-16lik muthis bir genel performansa ulastirdi. Evinde ise sadece 2 maglubiyet aldi. (Lakers ve 76ers) Takim artik LeBron sahada yokken bir seyler yapabiliyor. Ozellikle 2 sene once, kismen gecen sene durum boyle degildi. LeBron ciktiktan sonra durgunlasan bir takim goruyorduk. Gerci yine su takimdan LeBron'i cikartip, takimi lige koysaniz cok da basarili olamazlar ama yoklari da oynamazlar. Kisacasi Mike Brown'in onunde cok onemli bir test vardi bu sene ve bu testi basariyla gecti. Sonucunda da COY odulunu kazandi.
Peki ya George Karl ve Van Gundy? Acikcasi Billups etkisi George Karl'in onunu tikadi zira gecen sezon Iverson varken asagi yukari ayni kadro elindeydi. (Camby gitmisti ama Nene'nin performansindaki gozle gorulur artis ve JR Smith'in yukselisi Billups'la beraber bu gidisi cok hissettirmedi.) Van Gundy icin de ayni seyler gecerli. Pietrus, Lee katkilari ve Nelson'daki performans artisi, bunlara ek olarak takimin Van Gundy sistemine daha cok alismasi bu takimin bu konuma gelmesini sagladi. Bence play-off'taki performanslari ve gelecek sezon ici performanslari Van Gundy'ye COY odulunu kazandirabilir. Beklemekte fayda var.
Kisacasi bu sene COY odulu bence seneler icinde yapilan calismalarin sonucunda yapilan bu muazzam patlamaya verilen bir oduldu. Mike Brown bunu bu sene en cok hak eden isimdi ve kazandi. Bence rakamlar da, gecen seneler de bunu dogrulamakta.