
Bu kadar erken yazmamın sebebi muhtemelen ikinci yarıyı izlemeyecek olmam. Her neyse..
İki takım da benzer dizilimlerle çıktı sahaya, ilk maça göre iki üç değişiklik vardı. İyi başladı Arsenal ve iyi pozisyonlar da buldu lakin şanssızlık işte, biz yurt (öğrenci yurdu) ahalisi olarak Gibbs'e methiyeler düzerken nazara yol açmış olacaz ki saçma bir hata sonucu geriye düşürdü Arsenal'ı genç topçu. Ancak Arsenal ile ilgili bir iki şey söylemek lazım. Birincisi, tutturdular sağ kanattan ortayla gelecez diye tutturdular. Olmuyo işte arkadaş, Walcott (özellikle) ve Sagna her defasında Evra'ya takıldı. Yetmedi Rooney'e bile takıldılar. Ama değişiklik yok hala sağdan girmeye çalışıyorlar. İkincisi Nasri. daha 6. dakika dolmamıştı korner çizgisine yakın iki top kaybetti, iki defa yanında top isteyen Gibbs'i görmemekte ısrar etti. Bir de kalesinde Van der Sar, defansında Ferdinand, Vidic, O'Shea gibi hırsız merdiveni kıvamında herifler olan takıma havadan ortalarla gol atmaya çalışmak nedir? Ben bunu yapan bir Hakan Kutlu'yu bilirdim. 70cm boyunda Jaba'yı tek forvet oynatıp Trabzon defansı arasında hava topuyla buluşturmaya çalışırdı o da.
Sanırım Arsene Wenger Soyunma odasında epey çekecek kulakları. Zira Arsenalli arkadaşların oynamaya niyeti yok gibi. İnanmıyorlar, belli. Ama o formayı Henry giydi be olm! Hani ben olsam sırf o yüzden koşmaya devam ederim.
Bu arada ikinci yarı başladı, henüz bakmadım ama Diaby'nin girmesini bekliyorum. Bakalım neler olacak. Yahu ne olursa olsun inanın be çocuklar! bi pankart vardı tribünde Keep the Faith diye. Görseler bari..